1"Aklım almıyor" bir delil değil
Bazı insanlar mucizeleri duyunca hemen "Aklım almıyor" deyip reddeder. Kitap şöyle der: Akıllı insana yakışan, hemen reddetmek değil, düşünmek ve tartmaktır.
Bugün kullandığımız pek çok buluş, ilk ortaya atıldığında "akıl almaz" görünüyordu. Onları bulanlar, yılmadan düşünerek bu buluşlara ulaştı.
2İnkâr edenin elinde delil yok
Kitaba göre mucizeleri inkâr etmek, aslında Allah'ın varlığını, Kur'an'ın Allah'ın sözü olduğunu ve Peygamberimizin peygamberliğini inkâr etmeye varır.
Bu gerçekler için binlerce delil vardır. İnkâr edenin elinde ise tek bir delil bile yoktur. Onun dayanağı sadece "Hayır, olamaz" sözüdür.
Kitap bunu iki benzetmeyle anlatır:
| Benzetme | Ne anlatıyor? |
|---|---|
| Binlerce kapısı açık bir saray. Biri kapalı tek bir kapıya bakıp "Bu saraya girilmez" diyor. | Binlerce delili görmeyip tek bir soruya takılmak |
| Dibi olmayan bir kovayla kuyudan su çekmeye çalışmak | İnkârın hiçbir sonuç vermemesi |
3Miraç: Kulluğun meyvesi
Kitap, Miraç'ı Peygamberimizin kulluğunun meyvesi olarak anlatır (Ders 17'yi hatırla).
Nefsini terbiye eden, yani kötü isteklerine "dur" diyebilen insan, ruhen yükseldiğini hisseder. Bunu ancak yaşayan anlar. Peygamberimiz ise bu yükselişin en zirvesine çıktı.
Peki Miraç'ı dünya ölçüleriyle ölçebilir miyiz? Kitap şöyle sorar:
Un çuvalı tartılan bir kantarla altın ve elmas tartıldığı görülmüş müdür?
4Önceki peygamberler de mucize gösterdi
Yahudiler ve Hristiyanlar, kendi peygamberlerinin mucizelerini kabul eder:
- Hz. Musa (a.s.) Tûr Dağı'nda Allah ile konuştu.
- Hz. İsa (a.s.) göğe yükseltildi.
Kitap şöyle sorar: Bunlar mümkünse, benzer mucizelerin Peygamberimiz için gerçekleşmesi neden mümkün olmasın?
5Annesiz babasız yaratılış
Bazı yaratılışlar, hiçbir bilimsel kuralla açıklanamaz:
| Kim? | Nasıl yaratıldı? |
|---|---|
| Hz. Âdem (a.s.) | Annesiz ve babasız, topraktan |
| Hz. Havva | Annesiz ve babasız |
| Hz. İsa (a.s.) | Babasız |
Bilimin açıklayamadığı yerde ne yaparız? Kitap şöyle der: Allah'ın ve Resûlü'nün açıklamasına teslim oluruz. Her şeyi ille de bilimle açıklamaya çalışmak ve açıklanamayana "efsane" demek, aslında bilimi bir efsaneye çevirmektir.
6Her gün olan da aslında harika
Bir insanın annesiz babasız yaratılmasına "harika" deriz. Peki şuna ne demeli?
Gözle görülmeyecek kadar küçük bir hücreden; gören, duyan, düşünen, konuşan, trilyonlarca hücreden oluşan bir insan meydana geliyor. Bu harika değil mi?
Bunu her gün gördüğümüz için şaşırmıyoruz. Kitap buna "ülfet perdesi" der: Alışmak, gözümüzün önüne bir perde çeker.
Yeni kelimeler
- İnkâr
- Kabul etmemek, reddetmek
- Nefis terbiyesi
- Kötü isteklerine hâkim olmayı öğrenmek
- Kantar
- Ağır yükleri tartan büyük terazi
- Sebep
- Bir şeyin olmasına vesile olan şey (ateş → ısınmak)
- Ülfet perdesi
- Alışkanlık yüzünden harikaları göremez hâle gelmek
- Efsane
- Gerçek olmayan, uydurma hikâye
Tek bakışta
Kendini dene
- 1
Kitaba göre akıllı insan, aklının almadığı bir haber karşısında ne yapmalıdır?
- 2
"Binlerce kapısı açık sarayda tek kapalı kapıya bakmak" benzetmesi neyi anlatır?
- 3
Annesiz ve babasız yaratılan iki kişinin adını yaz.
- 4
"Ülfet perdesi" ne demektir?
- 5
Kendi cümlenle: Her gün gördüğün ama aslında harika olan bir şeyi anlat.
Ailecek konuşalım
- Ailecek "ülfet perdesini" kaldıralım: Bugün evde gördüğümüz, ama düşününce çok şaşırtıcı olan üç şey bulalım.
- Bir arkadaşımız "Mucizelere aklım yatmıyor" derse, ona saygıyla ne cevap verebiliriz?