Peygamberler TarihiDers 15

Hz. İlyas — Ba'l'e Karşı Tek Ses

  • Ders
  • ≈ 5 dakika
  • 9 bölüm

Bazen bir toplumun tamamı yanlış bir yöne akar. Kral, saray, din adamları, halk — herkes aynı şeyi söyler. Ve bir kişi ayağa kalkıp "Hayır" der. Hz. İlyas, işte o tek sestir.

Hz. İlyas, İsrailoğulları peygamberlerindendir. Hz. Harun'un soyundan geldiği rivayet edilir. Hz. Süleyman'dan sonra, İsrailoğulları'nın bölünüp Allah'ın yolundan uzaklaştığı bir dönemde gönderildi. Kur'ân onu Saffât Sûresi'nde anar ve En'âm Sûresi'nde "salihlerden" olarak sayar.

1Bir Putun Adı: Ba'l

Hz. Süleyman'ın vefatından sonra İsrailoğulları'nın birliği dağıldı. Krallık ikiye bölündü. Kuzeydeki krallığın başına geçen hükümdar, putperest bir prensesle evlendi. Bu kraliçe, kendi ülkesinin tanrısı Ba'l'i de beraberinde getirdi.

Ba'l, altından yapılmış büyük bir puttu. Etrafında yüzlerce hizmetçi ve rahip vardı. Kraliçenin desteğiyle Ba'l'e tapınma hızla yayıldı. Hz. Musa'nın, Hz. Davud'un, Hz. Süleyman'ın torunları — tevhidin mirasçıları — artık bir altın puta secde ediyordu.

Bugün Lübnan'daki Baalbek şehrinin adı, rivayete göre bu puttan gelir: "Ba'l'in şehri."

2"Yaratanların En Güzelini Bırakıyor musunuz?"

İşte bu ortamda Allah, İlyas'ı gönderdi. İlyas, kavmine geldi ve onlara açık bir soru sordu:

"Allah'tan korkmaz mısınız? Ba'l'e tapıp da yaratanların en güzelini bırakıyor musunuz? Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı?" (Saffât, 124-126)

Bu soruya dikkat edin. İlyas onları yeni bir şeye çağırmıyordu. Onları kendi köklerine çağırıyordu: "Atalarınızın Rabbi" diyordu. İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un, Musa'nın Rabbi. Siz bu mirası bırakıp, dışarıdan gelen bir altın puta mı yöneliyorsunuz?

Düşünelim: İsrailoğulları Ba'l'e birden bire tapmadı. Önce bir kraliçe geldi, sonra bir put, sonra birkaç kişi, sonra herkes. Değerlerimizi çoğu zaman bir anda değil, yavaş yavaş, "herkes yapıyor" diyerek kaybederiz.

3Kraliyet Sarayına Karşı

İlyas'ın sözleri sarayı rahatsız etti. Kral bir süre onu dinler gibi yaptı ama kraliçenin baskısıyla geri döndü. Kraliçe, İlyas'ın öldürülmesini istedi.

Bir kişiye karşı bütün bir devlet. Saray muhafızları, rahipler, kalabalık. İlyas'ın yanında ise birkaç mümin ve Allah'a olan güveni vardı.

Rivayete göre İlyas, uzun yıllar dağlarda, mağaralarda saklanarak yaşadı. Bazen yalnız kalıyor, ama tebliğini bırakmıyordu. Fırsat buldukça kavminin arasına iniyor, aynı çağrıyı tekrarlıyordu.

4Kuraklık Yılları

Kitab-ı Mukaddes kaynaklı rivayetlere ve İslam tarihçilerinin aktarımlarına göre İlyas, kavmine bir kuraklık gelmesi için dua etti — belki o zaman Ba'l'in onlara hiçbir faydası olmadığını görürler diye.

Yıllarca yağmur yağmadı. Topraklar kurudu, ürünler yandı, hayvanlar telef oldu. İnsanlar Ba'l'e yalvardılar, kurbanlar kestiler. Ama altın put bir damla yağmur bile getiremedi.

Rivayete göre İlyas, sonunda halkın karşısına çıkıp bir sınav önerdi: "Siz Ba'l'e dua edin, ben de Allah'a. Hangisi cevap verirse, hak olan odur." Rahipler sabahtan akşama kadar Ba'l'e yalvardı — hiçbir şey olmadı. İlyas dua etti — ve Allah duasını kabul etti.

Bir kısım insan iman etti. Ama kral ve kraliçe inatlarından vazgeçmediler.

5Yalanlayanlar ve Seçilmiş Kullar

Kur'ân, İlyas'ın kavminin sonunu kısa ama net bir şekilde anlatır:

"Onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka azaba götürüleceklerdir. Ancak Allah'ın ihlâslı kulları başka." (Saffât, 127-128)

Ve İlyas için güzel bir selam:

"Sonra gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık: İlyas'a selam olsun! İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz o, mümin kullarımızdandır." (Saffât, 129-132)

Yüzyıllar sonra bile, Kur'ân'ı okuyan her mümin "İlyas'a selam olsun" ayetini okuyor. Sarayın, kraliçenin, Ba'l rahiplerinin adı unutuldu. Ama tek başına doğruyu söyleyen adamın adı selamla anılıyor.

6Bayrağı Teslim Etmek

İlyas, kendisinden sonra tebliğe devam edecek birini yetiştirdi: Hz. Elyesa. Kur'ân, En'âm Sûresi'nde İlyas'tan hemen sonra onu da anar: "İsmail'i, Elyesa'yı, Yunus'u ve Lût'u da doğru yola ilettik. Hepsini âlemlere üstün kıldık." (En'âm, 86)

Bir davanın devamı, onu taşıyacak insanlar yetiştirmekle mümkündür. İlyas sadece konuşmadı, yanındaki gence bir miras bıraktı.

7İlyas Kıssasının Dersleri

Çoğunluk her zaman haklı değildir. Kralın, rahiplerin ve halkın tamamı bir yöne gidiyordu. Hak, kalabalığın tarafında değil, gerçeğin tarafındaydı.

Kökler unutulunca put kolay girer. İlyas, kavmine yeni bir şey değil, unuttukları mirası hatırlattı. Kimliğini bilen bir insan, dışarıdan gelen sahte değerlere kolay kapılmaz.

Sonuç sana ait değil, gayret sana ait. İlyas'ın kavminin çoğu iman etmedi. Ama Allah onu "mümin kullarımızdan" diye övdü. Başarı, sayılarla değil, sadakatle ölçülür.

Arkanda birini bırak. İlyas, Elyesa'yı yetiştirdi. Bildiğimiz iyiliği bir başkasına öğretmek, onu ölümsüz kılar.

8Konuşalım

  1. İsrailoğulları Ba'l'e "yavaş yavaş" yöneldi. Bugün gençlerin hayatına "herkes yapıyor" diyerek giren ve zamanla normal hâle gelen şeyler neler?

  2. İlyas, kavmine "Atalarınızın Rabbi" diyerek onların köklerini hatırlattı. Kendi ailenin, kendi geçmişinin değerlerini bilmek, bugün seni nasıl koruyabilir?

  3. Arkadaş grubunda herkes bir şeye katılırken "Ben buna katılmıyorum" demek ne kadar zor? Böyle bir durumda neler hissedersin, ve sana ne güç verir?

  4. İlyas, Elyesa'yı yetiştirdi. Senin bildiğin ve küçük bir kardeşine, bir arkadaşına öğretebileceğin bir iyilik ya da bilgi var mı?

9Kısaca

  • Hz. İlyas, Hz. Süleyman'dan sonra bölünen İsrailoğulları'na gönderilmiş bir peygamberdir.
  • Kavmi, bir kraliçenin getirdiği Ba'l adlı altın puta tapmaya başlamıştı.
  • İlyas onları "yaratanların en güzeli" olan atalarının Rabbine, yani köklerine geri çağırdı.
  • Saray onu öldürmek istedi; İlyas uzun süre dağlarda saklanarak tebliğine devam etti.
  • Rivayete göre kavmine kuraklık geldi ve Ba'l'in hiçbir faydası olmadığı açıkça görüldü.
  • Kur'ân, onu yalanlayanların azaba götürüleceğini, İlyas'a ise "selam olsun" dendiğini bildirir.
  • Kendisinden sonra tebliği sürdürmesi için Hz. Elyesa'yı yetiştirdi.
  • Kıssanın dersi: Hak, kalabalığın değil gerçeğin tarafındadır; başarı sayıyla değil sadakatle ölçülür.