Peygamberler TarihiDers 17

Hz. Zekeriya — Mihraptaki Gizli Dua

  • Ders
  • ≈ 5 dakika
  • 10 bölüm

Saçları ağarmış, kemikleri zayıflamış yaşlı bir adam. Eşi yıllardır çocuk sahibi olamamış. Bütün mantık "artık çok geç" diyor. Ve o adam, gecenin sessizliğinde, kimse duymasın diye fısıltıyla dua ediyor. Hz. Zekeriya'nın hikâyesi, umudun yaşı olmadığının hikâyesidir.

Hz. Zekeriya, İsrailoğulları peygamberlerindendir; Hz. Süleyman'ın soyundan geldiği rivayet edilir. Kudüs'teki Beytülmakdis'te hizmet eden din adamlarının başındaydı. Hz. Meryem'in bakımını üstlenen ve Hz. Yahya'nın babası olan peygamberdir.

1Adanmış Bir Kız Çocuğu

Hikâye aslında Zekeriya'dan önce başlar. İmran'ın eşi (Zekeriya'nın baldızı olduğu rivayet edilir) hamileydi ve bir adakta bulundu: "Rabbim, karnımdakini sırf sana hizmet etmek üzere adadım."

O dönemde mabede hizmet için genellikle erkek çocuklar adanırdı. Ama bir kız doğdu. Anne, ona Meryem adını verdi ve onu yine de Allah'a emanet etti. Allah da onu "güzel bir kabulle" kabul etti.

Meryem mabede getirildiğinde, din adamları onun bakımını üstlenmek için birbirleriyle yarıştı. Herkes bu bereketli çocuğa bakmak istiyordu. Sonunda kura çektiler: Kalemlerini suya attılar. Akıntıya karşı duran kalem kimin ise Meryem onun olacaktı. Kura Zekeriya'ya çıktı. (Âl-i İmrân, 44)

2"Bu Sana Nereden?"

Zekeriya, Meryem için mabedin içinde bir mihrap (özel bir oda) yaptı. Meryem orada büyüdü, ibadet etti. Zekeriya onu düzenli olarak ziyaret ederdi.

Ama her ziyarette garip bir şey görüyordu. Meryem'in yanında yiyecekler vardı — hem de mevsiminde olmayan meyveler. Kışın yaz meyveleri, yazın kış meyveleri.

"Zekeriya onun yanına mihraba her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. 'Ey Meryem, bu sana nereden?' derdi. O da 'Bu Allah katındandır. Allah dilediğine hesapsız rızık verir' derdi." (Âl-i İmrân, 37)

Küçük bir kızın sade cevabı, yaşlı bir peygamberin kalbinde bir kapı açtı.

Düşünelim: Zekeriya bir peygamberdi, Meryem ise ondan öğrenen bir çocuk. Ama o gün öğreten Meryem oldu. Bazen en derin hakikatleri bize en küçük ve en sade insanlar hatırlatır.

3Fısıltıyla Yapılan Dua

Meryem'in "Allah dilediğine hesapsız verir" cümlesi Zekeriya'nın içine işledi. Mevsimsiz meyve veren Allah, yaşlı bir adama da evlat veremez mi?

"Orada Zekeriya Rabbine dua etti: 'Rabbim, bana katından temiz bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı işitensin.'" (Âl-i İmrân, 38)

Kur'ân, bu duanın nasıl yapıldığını da anlatır: "Hani o, Rabbine gizlice seslenmişti." (Meryem, 3)

Neden gizlice? Âlimler birkaç sebep sayar: Gizli dua daha ihlaslıdır. Ve belki de Zekeriya, bu yaşta çocuk istediğini duyan insanların gülmesinden çekinmişti. Ama Allah'a karşı hiç çekinmedi. Kalbini olduğu gibi açtı:

"Rabbim! Kemiklerim gevşedi, saçım sakalım ağardı. Rabbim, sana yaptığım dualarda hiçbir zaman mahrum kalmadım." (Meryem, 4)

Bu son cümleye dikkat edin: "Sana dua edip de hiç eli boş dönmedim." Zekeriya, yeni bir şey isterken geçmişteki bütün kabul olmuş dualarını hatırlıyor. Bu, Allah'a güvenin en güzel ifadesidir.

4Bir Mirasçı Endişesi

Zekeriya'nın derdi sadece bir çocuk sahibi olmak değildi. Kendisinden sonra gelecek nesli düşünüyordu:

"Ben arkamdan gelecek akrabalarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Bana katından bir veli (evlat) bağışla ki bana ve Yakup ailesine mirasçı olsun. Rabbim, onu razı olunan biri kıl." (Meryem, 5-6)

Bu miras mal değildi. Peygamberler mal bırakmaz. Zekeriya'nın endişesi, ilmin, imanın ve tebliğin devam etmesiydi. Etrafındakilerin bu emaneti koruyamayacağından korkuyordu.

5Müjde ve Üç Günlük Sessizlik

Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi:

"Ey Zekeriya! Biz sana bir oğul müjdeliyoruz. Adı Yahya'dır. Daha önce bu adı kimseye vermedik." (Meryem, 7)

Zekeriya şaşırdı. Sevinçle karışık bir hayret içinde sordu: "Rabbim, karım kısır, ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmışken nasıl oğlum olur?"

Cevap kısaydı: "Bu bana kolaydır. Daha önce sen hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım." (Meryem, 9)

Zekeriya bir işaret istedi. Allah buyurdu: "Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde üç gün insanlarla konuşamamandır." (Meryem, 10) Sadece işaretle anlatabilecekti. Ama Allah'ı anmak için dili serbestti.

Zekeriya mihraptan çıktı ve kavmine işaretle anlattı: "Sabah akşam Allah'ı tesbih edin."

Ne güzel bir işaret: İnsanlarla konuşamadığın üç gün, sadece Rabbinle konuştuğun üç gün.

6Hayırlarda Yarışan Bir Aile

Kur'ân, Zekeriya ailesini şöyle anlatır:

"Zekeriya'yı da hatırla. Hani Rabbine, 'Rabbim, beni yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın' diye seslenmişti. Biz de onun duasını kabul ettik, ona Yahya'yı bağışladık ve eşini (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar hayırlarda yarışırlar, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize karşı derin saygı içindeydiler." (Enbiyâ, 89-90)

Bu ayet, bir ailenin en güzel tarifidir: Hayırlarda yarışan, umutla ve korkuyla dua eden, Allah'a saygılı bir aile.

7Zekeriya'nın Vefatı

Zekeriya, ömrünün sonuna kadar tebliğe devam etti. Rivayetlere göre, oğlu Yahya'nın şehit edilmesinden sonra o da zalimler tarafından takip edildi. Bir ağacın içine sığındığı, ağacın onunla birlikte testereyle kesildiği nakledilir. Bu rivayetin ayrıntıları farklı şekillerde aktarılsa da Zekeriya'nın da hak yolunda canını veren peygamberlerden olduğu kabul edilir.

8Zekeriya Kıssasının Dersleri

Umudun yaşı yoktur. "Artık çok geç" dediğimiz her şey, Allah için "kolaydır." Duayı mantığın sınırlarına hapsetmemek gerekir.

Geçmiş nimetleri hatırla. Zekeriya, "Sana dua edip de hiç eli boş dönmedim" diyerek başladı. Şükür, yeni dualara güç verir.

Herkesten öğrenilir. Bir peygamber, küçük bir kızın sade cevabından ilham aldı.

Asıl miras imandır. Zekeriya'nın endişesi mal değil, değerlerin gelecek nesle aktarılmasıydı.

9Konuşalım

  1. Zekeriya'yı duaya yönelten şey, Meryem'in "Allah dilediğine hesapsız verir" cümlesiydi. Senin "imkânsız" gördüğün ama aslında dua edebileceğin bir şey var mı?

  2. Zekeriya "Sana dua edip de hiç eli boş dönmedim" dedi. Hayatında kabul olduğunu hissettiğin bir dua oldu mu? Onu hatırlamak bugün sana ne hissettiriyor?

  3. Zekeriya duasını gizlice yaptı. İnsanların önünde yapılan iyilik ile kimse görmeden yapılan iyilik arasında sence nasıl bir fark var?

  4. Zekeriya'nın en büyük endişesi, kendisinden sonra imanın ve ilmin devam etmesiydi. Sen ailenden hangi değerleri gelecekte kendi çocuklarına aktarmak isterdin?

10Kısaca

  • Hz. Zekeriya, Kudüs'teki Beytülmakdis'te hizmet eden bir İsrailoğulları peygamberidir.
  • Mabede adanan Hz. Meryem'in bakımını kura ile üstlendi.
  • Meryem'in yanında mevsimsiz meyveler görünce "Bu sana nereden?" diye sordu; "Allah katından" cevabı onu duaya yöneltti.
  • Yaşlı ve eşi kısır olmasına rağmen gizlice, ihlasla evlat için dua etti.
  • Melekler ona daha önce kimseye verilmemiş bir isimle, Yahya ile müjde verdi.
  • İşaret olarak üç gün insanlarla konuşamadı, ama Allah'ı anmaya devam etti.
  • Kur'ân, Zekeriya ailesini "hayırlarda yarışan, umarak ve korkarak dua eden" bir aile olarak över.
  • Kıssanın dersi: Allah için hiçbir şey geç ya da zor değildir; umut, duanın kanadıdır.