Peygamberler TarihiDers 13

Hz. Davud — Demiri Yumuşatan El

  • Ders
  • ≈ 6 dakika
  • 10 bölüm

Bir çoban çocuğu, elinde sapanla, devler gibi bir savaşçının karşısına çıkar. Ve o gün tarih değişir. Hz. Davud'un hikâyesi böyle başlar. Ama asıl hikâye, o savaşı kazandıktan sonra başlar: Bir kral olarak, gücü elinde tutarken nasıl kul kalınacağının hikâyesi.

Hz. Davud, İsrailoğulları'ndandır. Allah ona hem peygamberlik hem hükümdarlık verdi. Ona Zebur adlı kitap indirildi.

1Bir Kral İsteyen Halk

Hz. Musa'dan yüzyıllar sonra İsrailoğulları zor günler yaşıyordu. Düşmanları onları yurtlarından çıkarmış, çocuklarını esir almıştı. Peygamberlerine geldiler: "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım."

Allah onlara Tâlût'u hükümdar olarak seçti. Ama halk itiraz etti: "O nasıl bize hükümdar olur? Biz ondan daha layığız, üstelik onun zenginliği de yok!" Peygamberleri cevap verdi: "Allah onu sizin üzerinize seçti; ona bilgi ve beden gücü bakımından üstünlük verdi." (Bakara, 247)

Yani liderlik paraya değil, bilgi ve güce, bir de Allah'ın seçimine bağlıydı.

2Nehirdeki İmtihan

Tâlût ordusuyla yola çıktı. Yolda bir nehre vardılar. Tâlût dedi ki: "Allah sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan doyasıya içerse benden değildir. Kim tatmazsa — ya da eliyle bir avuç alırsa — o bendendir."

Susamışlardı. Su önlerindeydi. Ve çoğu doyasıya içti. Sadece küçük bir grup sabretti.

Bu imtihan basit görünür ama derindir: Küçük bir arzuya hâkim olamayan, büyük bir savaşta nasıl sabreder? Savaştan önce nefisle savaş gelir.

3Câlût'un Karşısındaki Genç

Az sayıdaki ordu, karşılarında düşmanın devasa ordusunu ve komutanları Câlût'u gördü. Câlût, iri yapılı, zırhlara bürünmüş, herkesin korktuğu bir savaşçıydı. Bazıları "Bugün Câlût'a ve ordusuna gücümüz yetmez" dedi.

Ama Allah'a kavuşacaklarına inananlar başka bir şey söyledi:

"Nice az topluluk, Allah'ın izniyle çok topluluğa galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara, 249)

Ve dua ettiler: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Ordunun içinde genç bir çoban vardı: Davud. Rivayete göre babası onu kardeşlerine yiyecek götürmesi için göndermişti. Elinde yalnızca bir sapan ve birkaç taş vardı. Câlût meydan okuduğunda kimse çıkmadı — Davud çıktı.

Sapanı çevirdi, taşı fırlattı. Taş Câlût'un alnına isabet etti. Dev yere yığıldı. "Davud, Câlût'u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği şeyleri ona öğretti." (Bakara, 251)

Düşünelim: Davud'un gücü sapanında değildi. Herkes korkarken öne çıkabilmesinin sebebi, Allah'a güveniydi. Cesaret, korkunun yokluğu değil, Allah'a güvenin korkudan büyük olmasıdır.

4Dağlar ve Kuşlarla Birlikte Tesbih

Davud, zamanla İsrailoğulları'nın hükümdarı oldu. Allah ona çok güzel bir ses vermişti. Zebur'u okuduğunda, Allah'ı andığında, etrafındaki tabiat onunla birlikte zikrederdi:

"Andolsun ki Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. 'Ey dağlar ve kuşlar! Onunla birlikte tesbih edin' dedik." (Sebe, 10)

Düşünün: Bir insan Allah'ı anıyor ve dağlar, kuşlar ona eşlik ediyor. Bu, kâinatın zaten Allah'ı andığını, Davud'un sadece o büyük korosuna katıldığını gösterir.

5Demiri Yumuşatan El

Allah, Davud'a bir mucize daha verdi: "Ona demiri yumuşattık. 'Geniş zırhlar yap, halkalarını ölçülü tut' dedik." (Sebe, 10-11)

Demir, Davud'un elinde mum gibi şekil alıyordu. O, halka halka örülen zırhlar yaptı. Bu zırhlar askerleri korurken hareket etmelerini de kolaylaştırıyordu.

Ama dikkat edin: Davud bir kraldı. Hazinesi vardı. Yine de kendi geçimini kendi elinin emeğiyle kazanmayı seçti. Zırh yapıyor, satıyor, ailesini o parayla geçindiriyordu.

Peygamberimiz bunu şöyle anlatır: "Hiç kimse, elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah'ın peygamberi Davud da elinin emeğinden yerdi." (Buhârî)

6Gün Aşırı Oruç, Gece Yarısı Namaz

Davud'un ibadeti dengeliydi. Bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Gecenin yarısını uyur, üçte birini namazla geçirir, sonra yine biraz uyurdu.

Peygamberimiz buyurdu: "Allah'ın en sevdiği oruç Davud'un orucudur; o bir gün tutar, bir gün tutmazdı. Allah'ın en sevdiği namaz da Davud'un namazıdır." (Buhârî, Müslim)

Bu çok önemli bir ders: İbadette aşırılık değil, süreklilik ve denge esastır. Davud, hem kral, hem asker, hem zanaatkâr, hem baba, hem de Allah'ın samimi bir kuluydu. Hiçbirini diğerine feda etmedi.

7Duvarı Aşan İki Hasım

Bir gün Davud, ibadet ettiği odasında yalnızken, iki adam duvarı aşıp içeri girdi. Davud irkildi. Adamlar dedi ki: "Korkma! Biz iki davacıyız. Aramızda adaletle hükmet."

Biri anlattı: "Bu kardeşimin doksan dokuz koyunu var, benim tek bir koyunum var. 'Onu da bana ver' diyor ve tartışmada beni bastırıyor."

Davud hemen hükmetti: "Senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiştir."

Ama sonra Davud durdu. Bir taraf daha konuşmadan hüküm verdiğini fark etti. Bunun bir imtihan olduğunu anladı. "Rabbinden bağışlanma diledi, eğilerek secdeye kapandı ve tövbe ile Allah'a yöneldi." (Sâd, 24)

Ve Allah ona şöyle buyurdu:

"Ey Davud! Seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hükmet. Nefsin arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır." (Sâd, 26)

Düşünelim: Büyük bir peygamber ve kral, küçük bir acelecilik için hemen secdeye kapanıyor. Gücü olan birinin en büyük erdemi, hatasını hemen görebilmesi ve geri adım atabilmesidir.

8Davud Kıssasının Dersleri

Cesaret imandan gelir. Bir çoban çocuğunun dev bir savaşçıyı yenmesi, sayıların ve güçlerin her şey olmadığını gösterir.

Güç emanettir. Davud kral olduğunda kendi elinin emeğiyle yaşadı, hükümdarlığı halktan almak için değil, halka hizmet için kullandı.

Adalet dikkat ister. Her iki tarafı dinlemeden verilen hüküm, iyi niyetli olsa bile eksiktir.

İbadet dengelidir. En sevimli ibadet, insanın gücünü tüketen değil, ömür boyu sürdürebileceği ibadettir.

9Konuşalım

  1. Tâlût'un ordusu nehirden su içme konusunda imtihan edildi. Bugün senin hayatında "küçük ama sabır gerektiren" imtihanlar neler? Bunlar büyük imtihanlara nasıl hazırlar?

  2. Davud bir kral olduğu hâlde kendi elinin emeğiyle geçindi. Emek vererek kazanmak insana ne kazandırır? Kolay yoldan elde edilen şeyle emekle kazanılan arasında bir fark hissediyor musun?

  3. Davud, sadece bir tarafı dinleyerek hüküm verdi ve hemen pişman oldu. Arkadaşlar ya da kardeşler arasındaki bir tartışmada "her iki tarafı dinlemek" neden bu kadar zordur?

  4. "Allah'ın en sevdiği oruç, Davud'un orucudur." Neden Allah, aşırı ibadeti değil de dengeli ve sürekli olanı daha çok seviyor olabilir?

10Kısaca

  • Hz. Davud, İsrailoğulları'ndan bir peygamber ve hükümdardır; ona Zebur indirildi.
  • Tâlût'un ordusunda genç bir askerken, dev savaşçı Câlût'u sapanla attığı bir taşla yendi.
  • Güzel sesiyle Allah'ı andığında dağlar ve kuşlar onunla birlikte tesbih ederdi.
  • Allah demiri onun elinde yumuşattı; zırhlar yaptı ve kral olduğu hâlde elinin emeğiyle geçindi.
  • Gün aşırı oruç tutar, gecenin bir kısmını namazla geçirirdi; bu, Allah'ın en sevdiği ibadet ölçüsü olarak anıldı.
  • İki hasım kıssasında aceleyle hüküm verdiğini fark edince hemen tövbe etti; Allah ona hak ile hükmetmesini emretti.
  • Kıssanın dersi: Güç bir emanettir; cesaret imandan, adalet dikkatten, ibadet dengeden doğar.